73 İstikrar ve Sabır: Fener'in Olmazsa Olmaz İhtiyaçları
  •  
Anket
Fenerbahçe bu sezon iyi futbol oynuyor mu?
Anket Sonuçları

Bedri Baykam

İstikrar ve Sabır: Fener'in Olmazsa Olmaz İhtiyaçları

3 Temmuz 2020 Cuma 14:19

İSTİKRAR VE SABIR: FENER’İN OLMAZSA OLMAZ İHTİYAÇLARI

Bedri Baykam             

 

Hayatımızın en güzel sezonunu geçirmiyoruz. Geçen sezon ve bu sezon - ve aslında 2014’ten bu yana- hayal kırıklıkları yaşıyoruz. Yeni başkanımız, sevgili Ali Koç tarihi bir kongreden sonra üyelerimizin yüzde sekseninin desteği ile seçilmişti. Ne çalışkanlığından, pozitif enerjisinden ne de Fenerbahçeliğinden şüphem var. Ama bazı başlangıç şanssız kararları, maalesef Ali Koç’un “hatalı çıkış” yapmasına neden oldu. 2014’te Terraneo’nun Perreira ile beraber gelişi gibi, yine bir sportif direktör seçildi ve bu sefer Comolli, Hollandalı hoca Cocu ile göreve geldi. Aynen daha önce Terraneo’nun yaptığı gibi Comolli de birçok oyuncunun elden çıkarılmasına neden olarak Fenerbahçe’de bir deprem yarattı. Emre, Egemen, Webo, Emenike gibi şampiyonluğu getiren oyuncuları bir çırpıda yollayan Terraneo gibi, Comolli’de takımın önemli bir kısmının gitmesine onay verdi. Josef-Giuliano-Fernandao-Soldado, Fenerbahçe’nin merkez hattını temsil ediyordu.

Başkan Ali Koç, Comolli ile 1,5 yıl, hatta bence, Fenerbahçe, Terraneo ve Comolli ile 6 yıl kaybetti. Emre, Terraneo tarafından atılmasa, Fenerbahçe geçtiğimiz yıllarda kaçırdığı şampiyonlukların en az ikisini veya üçünü kazanırdı.

Biz, Fenerbahçe’yi tutuyoruz ve Fenerbahçe’nin şampiyonlukları kazanmasını istiyoruz, değil mi?

Şampiyonluk, başarılı ve birbirine alışmış futbolcular ve oturmuş bir takımla kazanılır. Maalesef bu iki sportif direktör -ki kapasitelerini ispatlamak için neredeyse takımı baştan yaratır gibi her ikisi de kendilerini sayısız transfer yapmakla yükümlü hissettiler- yüzünden takımın hiçbir omurgası kalmadı.

 

İSTİKRARLI KADRO: BAŞARININ SIRRI

Barcelona’nın Avrupa futboluna hükmeden takımına bir göz atalım. Pique-Xavi-Neymar-Messi-Rakitic-Iniesta-Busquets-Mascherano-Alves-Alba gibi herkesin ezbere sayabileceği oyuncular… Barcelona bu iskeletin önemli kısmını 6-7 sene değiştirmeyerek o büyük başarıları yakaladı. Onun en büyük rakibi Real Madrid’e bakacak olursak onlar da aynı şekilde Carvajal-Ramos-Varane-Marcelo-Kroos-Modric-Ronaldo-Benzema-Bale iskeletini 5-6 yıl korumayı başardı. Fenerbahçe sürekli olarak bir yapboz tahtası ile yürüdüğü için ne yazık ki bir istikrar yakalayamıyor.

Daima tekrarladığım çok önemli bir saptamam vardır ve maalesef bu sözlerim kaale alınmadığı sürece hiçbir şekilde başarı, hele istikrarlı başarı yakalanamaz: Önemli ve büyük bir kulüpte zirve hedeflenirken hangi futbolcuların takımda kalacağının seçimi, yapılacak transfer seçimlerinden çok daha önemlidir, bu tartışma götürmez. Fenerbahçe yıllardır, en az 8 yıldır, bu vazgeçilmez kaideyi uygulayamadığı için başarılı olamıyor. Bakın size 2019-2020 sezonunda hangi takımla oynayabilirdik bir üzerine düşünmenizi istiyorum:

 

Volkan (Altay-Berke)

Gökhan (Dirar)-Gustavo (Skrtel)-Kjaer (Serdar)-Caner (Hasan Ali)

Josef (Topal)-Emre (Ömer Faruk)-Giuliano (Ozan)

Valbuena (Ferdi)-Vedat-Stoch (Barış)

 

İddia ediyorum ki, Fenerbahçe ilk 11’ini böyle kurup bunu bildiğimiz diğer oyuncuları ile 18’i taşısa, bu sene şampiyon olurdu. Bu saydığım isimler arasında astronomik transfer yok, takıma uyar mı uymaz mı, İstanbul’un havasına suyuna alışır mı alışmaz mı, taraftarla arası iyi olur mu olmaz mı diyeceğiniz hiç kimse yok! Adeta herkes başarı garantili. Fenerbahçe bu takımı gayet rahatlıkla elinde tutabilirdi. Belki sadece Fernandao onun yerine Vedat’ı koyabilirdi takıma, kaldı ki Fernandao da şans verildiğinde belki en az Vedat kadar iyiydi.

Bugün, bu saydığım takımda Volkan’ı tekrar futbola döndürmek abes kaçar belki ama saydığım diğer herkesi alabilirsiniz, oynatabilirsiniz. Onda da büyük ihtimalle yaşlı sayacağımız Valbuena’yı almazsınız ama o da Avrupa’yı kanırta kanırta daha iki yıl oynar. Unutmayalım ki, yıllardır büyük transfer dediğimiz oyuncuların ortalama dörtte üçü takıma intibak edemeden ayrılıyorlar ve geride harcanan milyonlarca Euro kalıyor.

Bu nedenlerle ben sevgili başkanın önerdiğim isimlerden en az birkaçını alarak takıma sağlam ve firesiz güç kaynakları monte etmesinin iyi olacağını düşünüyorum. Buna eklememiz gereken tek konu, Fenerbahçe’nin inanarak ve sabırlı bir şekilde, özellikle kendi içinden, Almanya’dan ve Brezilya’dan altyapılara yönelmesi, bu genç oyuncuları kararlılıkla as takımda üst üste şans vererek oynatması.

SABIR, SÜKUNET VE GELECEĞİN RENGİ

Ali Koç, şayet Obradoviç’i elinde tutabilseydi çok iyi olurdu. Ama Obradoviç “Ben bir yıl dinleneceğim” dedikten sonra, en azından Maurizio Gherardini’nin basketbolun başında kalmış olması çok önemli. Fenerbahçe basketbol şubesinin bir panik havasına düşmeden, giden oyuncuların yerine iyi tanıdığı veya takip ettiği başka oyuncuları alarak yoluna devam etmesi lazım.

Pandemi sonrası, bugüne dönersek Fenerbahçe’nin -özellikle Avrupa Kupası’na katılma hakkı için- kalan sekiz maçının hepsini kazanmasını isterdik. Ama maalesef, Trabzon kupa mağlubiyetinden hemen sonra gelen Kasımpaşa mağlubiyeti bu olasılığa zarar verdi. Pandemi yüzünden, aynı kupa yarı final ayağında Trabzon’un seyircili Fenerbahçe’nin kendi sahasında seyircisiz oynamış olması ne Futbol Federasyonu ne UEFA’nın açıklayamayacağı bir şanssızlık. Yazık oldu. Ama hepsinden önemlisi, umarım Emre o Trabzon yarı finalinde kırmızı kart aldıktan sonra hayatında çok önemli kararlar almış olacak. Sevgili Emre o gün anlamalıydı ki, kendisinin artık hedefi Sörloth’a veya hakeme laf yetiştirmek, onlara meydan okuyarak sahada hadlerini bildirmek değil, Fenerbahçe’yi zekasıyla finale taşımaktı.

Şayet o kırmızı kartla Fenerbahçe’nin teknik direktörü ve ikinci yarıda sahadaki en büyük umudunu maç dışına taşımış olmak, Emre’ye önemli bir tecrübe kazancı olarak döndüyse, o zaman bu işten karlı çıkabiliriz.

Başkan Koç, Fenerbahçe için belki günde 20 saat çalışmaya devam ediyor, enerjisinin maddi manevi imkanlarını insan ilişkilerini, her şeyini, sarı lacivertli taraftarlara verdiği sözleri tutmak için ortaya koyuyor.

Bu noktada yazımı gerek sevgili başkan Ali Koç’a gerek taraftarlarımıza yapacağım bir hatırlatma ile bitirmek istiyorum: Fenerbahçe’nin en büyük düşmanı şu anda sabırsızlıktır. Ersun Yanal, sabırsızlıktan gönderilmiştir. Şu anda Fenerbahçe camiasında Ali Koç ve yönetimine karşı sabırsız yorumlar yapılmaktadır. Fenerbahçe’nin önündeki en büyük engel, en büyük tehlike, işte bu sabırsızlıktır. Fenerbahçe bu sabırsızlığı yenerek Premier League’den Alex Ferguson ve Arsene Wenger örneklerini, zorda olsa hedefine koymalıdır. Fenerbahçe kendisini şampiyon yapamayan her hocayı kovarak bu kafayla ilerlerse, daha 20 yıl şampiyon olamaz. Çünkü artık “Harika bir hoca alırız, 15 oyuncu da transfer ederiz” devri sona ermiştir. Bunu yapacak para olmadığı gibi takımlar arası uçurumlar yok olmuş, büyük-küçük ayrımı kalmamıştır. Bu nedenle, gerek takımı oluştururken gerek teknik direktörle ilerlerken gerek yönetime zaman ve imkan tanırken ortada tek kelime vardır: Sabır.                  

     

                    

       

                    

Yazarın diğer yazıları

FENERBAHÇE YENİ SEZONA YÜKSELEN DALGADA GİRİYOR!

BAHARI GÜZEL YERİNDEN YAKALADIK! Bedri Baykam

FENERBAHÇELİ OLMANIN GURURU! HEM DE BUGÜN…

11 Maçtan sonra bir Fenerbahçr röntgeni

11 MAÇTAN SONRA BİR FENERBAHÇE RÖNTGENİ

En az 9 Puan farkla kazanılacak sezon kaybedildi

Bir Sevin, Bir Üzül: Bir Sarı Lacivert Klasiği!

Sezon ortasında Fener Mesut ve parlıyor.

YENİ YILDA ÇUBUKLU’NUN RUHUNA GÜVENMEK!

FUTBOLUN GÜZELLİKLERİ VE ÇİRKİNLİKLERİ

TRAVMALARDAN ARINMAK, GELECEĞE GÜVENLE BAKMAK….

Hedefimiz Galatasara'yı Yenmek olmalı, Yenilmemek değil !

BU AKILLI HARMAN TUTAR!

FENERBAHÇE’YE KARŞI YENİ SALDIRI: 4 AĞUSTOS!

Özel Röportaj

FOTO GALERİ
VİDEO GALERİ